| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
Açıköğretim İşletme Fakültesi Dersleri
2 "2" etiketi kullanan gönderi "2" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Açıköğretim 2.sınıf iktisat ders notları / İstatistik,Ünite 1,2,3,Konu özeti

ders_alyor_kim_sorarsa ÜNİTE 1 TEMEL KAVRAMLAR

İSTATİSTİK : Belli bir amaç için gözlenen yığın olaylardan verilerin derlenerek ilgili olayların incelenmesi ve yorumlanmasında kullanılan teknik ve yöntemler birimidir.
ÖRNEK : Osmangazi ilçesinde yaşayan ailelerin gelir düzeyleri hakkında bilgi edinilmek isteniyor bu amaçla 200 aile seçilerek araştırmaya başlanıyor.
ANAKÜTLE : Osmangazi ilçesinde yaşayan ailelerin tamamı.
ÖRNEKLEM : Seçilen 200 aile.
ANAKÜTLE : Hakkında bilgi edinilmek istenen topluluğun tamamına denir.
ÖRNEKLEM : Anakütle içinden seçilen ve anakütleyi temsil ettiğine inanılan alt topluluktur.

Anakütle


Örneklem


BİRİM : Yığın olay niteliğindeki her olaya birim denir. Canlı ve cansız varlıklar birim oluşturur. Bir olayın birim olabilmesi için sayılabilir ve ölçülebilir olması gerekir. Örnek çiçek,kalem gibi sevinç,korku,heyecan birim oluşturmaz.
BİRİM TÜRLERİ :
1. Maddesel varlığa sahip olan birimler (Sürekli) :
Birimler maddesel durumda ise bu tür birimlere ortamda devamlı ulaşabiliyorsa maddesel varlığa sahip olmayan birim denir.
2. Maddesel varlığa sahip olmayan birimler :
Trafik kazası doğum ölüm gibi ani biçimde ortaya çıkan bir anda olup biten birimlere denir.
Maddesel varlığı olmayan fakat gerçekte olan birimlerdir. Maddesel varlığa sahip olmayan birimler aynı zamanda ani birimlerdir.
3. Doğal birimler :
Parçalandığında yada birleştirildiğinde niteliğini kaybeden birimlere doğal birim denir. Örnek masa,araba,insan,kalem.
4. Doğal olmayan birim :
Parçalandığında yada birleştirildiğinde özelliğini kaybetmeyen birimlere denir. Örnek arsa,uzunluk(metre)
5. Gerçek birim :
Gerçekte var olan birimlere gerçek birim denir.
6. Varsayımsal birim :
Gerçekte var olmayan fakat oluşturulması düşünülen birimdir. Örnek 10 kişilik öğrenci grubundan seçilen 3 öğrenci grubu.
DEĞİŞKEN : Birimlerin sahip olduğu özelliklere değişken denir. Değişkenin aldığı değerlerede şık denir.
Öğrencià öğrenci à boyu
Kilosu
Yaşı à 20
Birim 25 Şık
30
DEĞİŞKEN TÜRLERİ :
· Zaman Değişkeni : Değişkenin aldığı değerler belli bir zaman içeriyorsa zaman değişkenidir. Örnek – Bir insanın doğum tarih , Şirket kuruluş yılı , Okulun kuruluş yılı
· Mekan Değişkeni : Değişkenin aldığı değerler mekana göre değişiyorsa mekan değişkenidir. Örnek – Doğum yeri , Üniversitenin kuruluş yeri gibi.
· Maddesel Değişken : Değişkenin aldığı değerler zamana ve mekana göre oluşmuyorsa maddesel değişkendir. Örnek – Cinsiyet , medeni hal.
ANAKÜTLE : Anakütle birimlerden oluşur. Anakütleyi oluştururken birimlerin aynı nedenlerin etkisi altında kalmasına dikkat edilir. Örneğin – öğrencilerle ilgili yapılan bir araştırmada anakütle tamamıyla öğrencilerden oluşmalıdır. Öğretmenler anakütlenin içine giremez.
KÜTLE TÜRLERİ :
· Gerçek Kütle : Gerçek birimlerden oluşmuş kütleye gerçek kütle denir.
· Varsayımsal Kütle : Varsayımsal birimlerden oluşan kütleye denir.
· Sonlu kütle : Kütledeki birimler sonlu sayıda ise yani sayılabiliyorsa bu tür kütlelere sonlu kütle denir. Örnek – Okuldaki öğrenciler.
· Sonsuz Kütle : Kütleyi oluşturan birimler sayılamıyorsa bu tür kütlelere sonsuz kütle denir. Örnek – Gökyüzündeki yıldızlar , denizdeki canlılar.
VERİ DERLEME :
· Ani veri derleme : Araştırılarak kütledeki birimler sürekli ise istenilen zaman gözlenmeye hazır olan bu birimlerin işlemlerine ani veri derleme denir. Örnek – Nüfus sıyımı ve işyeri sayımı diyebiliriz.
· Sürekli veri derleme : Kütle ani birimlerden oluşuyorsa belli bir aralıkta gözlenmesi gerekir. Bu işlemlerede sürekli veri derleme denir. Örnek – Doğum , ölüm.
· Genel veri derleme : Hakkında bilgi edinilmek istenilen kütlenin tamamının derlenmesine denir.
· Kısmi veri derleme : Hakkında bilgi edinilmek istenilen kütlenin birimleri arasından bir kısmının seçilerek derlenmesine denir.
/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
 ÜNİTE 2- İSTATİSTİK SERİLER
İstatistik serisi: derleme sonucunda elde edilen veriler bir veri yığını oluşturur. Verilerin büyüklüklerine göre sıralanması sonucu elde edilen rakamlar dizisine istatistik serisi adı verilir.
Geniş anlamda istatistik serileri: gözlem değerlerinin büyüklüklerine göre sıralanması ile oluşur.

Seri türleri:

Zaman serileri: gözlem sonuçları yıl ay hafta gibi zaman değişkenin sıklarına göre sıralanmasına zaman serisi adı verilir. Örnek: günün saatlerine göre trafik kazaları.

Mekân serileri:eğer gözlem sonuçları ülke bölge şehir ya da köy gibi bir mekân değişkenin şıklara göre sıralanmasına mekân serisi denir.
Dağılma serileri:gözlem sonuçların maddesel bir değişken şıklarına göre sıralanması ile oluşan serilere dağılma serileri denir.
Liste: eğer derlenen veriler ilgilenilen konunu dışında başka bir yönde örneğin gözlem sırasına göre sıralanmış ise bu sıralanmaya “liste” adı verilir.

Basit seri: liste belirlenen amaçlar doğrultusunda düzenlenirse başka bir anlatımla bir frekans dağılımı oluşturulur ise istenilen sonuçlara daha kısa sürede oluşulması ile elde edilen istatistik serisine “basit seri” denir.

Frekans serisi: verilerin daha kolay kavranması açısından gözlem değerlerinin yanına gözlem değerinin kaç kez tekrarlandığı kaydedilerek oluşturulan seriye “frekans seri” denir. Tekrarlara ise frekans denir.
Sınıflandırılmış( gruplandırılmış seriler) seriler: deney ya da gözlem sayıları çok iken deney ya da gözlem sonuçlarının belirli aralıklar ( sınıflar) içinde kalan şıklara göre düzenlenmesiyle oluşturulan istatistik serisine sınıflandırılmış seri denir.

Sınıf aralığı: bir sınıfın alt ve üst sınırları arasında ki farklara sınıf aralığı denir.

Açık sınıflar: başlangıç ve bitiş sınırları belirtilmeyen bu tür sınıflar açık sınıf denir.
 
Birimli frekans:her sınıfın frekansına bir önceki sınıfın frekansı eklenerek oluşturulan serilere birikimli seri denir. Bu tür oluşturula frekanslara da birimli frekans denir.

Birleşik seriler: birimlerin birden fazla değişkene göre dağılımlarının bir arada gösteren serilere birleşik seri denir. Birleşik serilerin grafiklerine serpilme diyagramı denir.

Sınıflandırılmış serilerin grafikte gösterilmesi:
Sınıflandırılmış seriler “histogram ya da frekans” poligonu adı verilir.
Histogram: alanı ile ilgili sınıfın frekansına ve tabanı da ilgili sınıfın aralığına eşit birbirine bitişik dikdörtgen lerden oluşan bir gösterimdir.
Frekans poligonumu: frekans poligonumu histogramın tepe orta noktaların birleştirilmesiyle elde edilen sınıflandırılmış serilere ilişkin grafik türüdür.
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
 ÜNİTE:3 MERKEZİ EĞİLİM VE DEĞİŞKENLİK ÖLÇEĞİ
Merkezi eğilim ve değişkenlik ölçüleri(ortalamalar)
Duyarlı ortalama: serilerdeki tüm gözlem değerlerinden etkilenen ortalamalardır.
Aritmetik ortalama: aritmetik ortalama bir seriyi oluşturulan gözlem değerleri toplamlarının gözlem sayısına oranı olarak tanımlanır.
Örnek: 3.5.7.9 sayılarının aritmetik ortalamasını bulalım.
X=3+5+7+9=24/4=6 bulunur.
Not: gözlem değerlerinin aritmetik ortalamadan cebirsel sapmalarının toplamı sıfırdır.
Tartılı aritmetik ortalama:
Gözlem değerleri arasında ki önem derecelerine göre farklar ortalama hesaplanırken göz önüne alınmak istenir ise tartılı ortalama denir.
Geometrik ortalama: seriyi oluşturan gözlem değerlerinin çarpımının gözlem değeri eşit mertebeden kökü alınarak tanımlanır.
Kareli ortalama: seriyi oluşturan gözlem değerlerinin kareli toplamlarının gözlem sayısına oranın karekökü alınarak hesaplanır.
Duyarlı olmayan ortalamalar:
Medyan: bir serinin medyanı ilgili seriyi tam eşit iki kısma bölen gözlem değeridir. Seriler küçükten büyüğe sıralanır.
Not: süreksiz serilerde medyanın hangi sıradaki gözlem değeri olduğu n serideki gözlem sayısını göstermek üzere (n+1)/2 ile bulunur.
Örnek: 150 adet gözlemden oluşan bir seride medyan; 150+1/2=75,5 bulunur.
Mod:
Bir seride en çok tekrarlanan değere mod adı verilir.
Örnek: 2 5 3 2 4 2 6 2 serisinin modunu bulalım?
Önce seriyi sıralayalım
2 2 2 3 4 5 6 seride en çok tekrarlanan değer iki olduğundan mod=2 dir.
Değişkenlik ölçütleri: bir seriyi oluştururken gözlem değerlerinin değer itibari ile birbirlerinden ya da ortalamalardan uzaklıkları esas alınarak oluşturulan ölçütlere değişkenli ölçüt denir.
Değişim aralığı: bir serideki en küçük değer ile en büyük değer arasındaki farktır.
D.A=X max-Xmin ile ifade edilir.
Örnek:
X
12
14
16
18
20 serinin değişim aralığı? D.A=20–12=8 dir.
Standart sapma: bir seriyi oluşturan gözlem değerlerinin aritmetik ortalamasında farklarının kareleri ortalamaları olarak tanımlanır. Sigma ile gösterilir.
ALINTIDIR

MEDYANIN KISA YOLDAN BULUNUŞU: Örneğin elimizde 5 rakamlı bir sayı var
bunlar; 5,2,2,1,5 olsun.Önce sayıları sıralarız.1,2,2,5,5 ortadaki sayı(2) medyandır.
Elimizde 8 rakamlı bir sayı varsa;0,2,8,1,6,4,7,10 burda medyanı bulmak için yine sayıları sıralar : 0,1,2,4,6,7,8,10 ortaya gelen iki sayınında aritmetik ort. alırız.Sonuç:10/2=5'tir.
/////////////////////////////KONU ÖZETİ///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
 
İstatistik: Belirlenen amaç ya da amaçlar doğrultusunda gözlenen yığın olaylardan derlenen sayısal verilerin işlenerek, ilgili olayların oluşturduğu yığınların bilimsel olarak incelenmesinde kullanılan teknik ve yöntemler bilimine istatistik denir.
İstatistik yığın olaylar ile ilgilenir.
Yığın olay: bir olay kümesinde tek bir olayın diğerlerini bağlı olarak da ait olduğu olayı temsil edemeyen olaylara yığın olay denir.
Tipik olay: eğer olaylar kümesinde tek bir olay tüm olaylar kümesini temsil edebiliyor ise bu tür olaylara tipik olaylar denir. Örneğin suyun 100 c de kaynaması gibi.
Veri derlemesi: deney ya da gözlemlere konu olan olayın ilgilenilen özellik ya da özelliklerin belirlenmesi sonrada bunların sayılması ya da ölçülmesine verileri toplama veya verilerin derlenmesi adı verilir.
Birim: yığın olay niteliğindeki her olaya birim denir. Tüm canlı ve cansız varlıklar birer istatistik birimidir. Bir olayın birim ola bilmesi ölçülmeye ve tartılmaya elverişli olmalıdır.
Birim türleri:
Maddesel varlığa sahip birimler: eğer birim insan araba ve benzeri gibi canlı ve cansız varlığa sahip ise bu tür birimler maddesel varlığa sahip birimler denir.
Maddesel varlığa sahip olmayan birimler: eğer birimler doğum ölüm trafik kazası ve benzeri gibi olay niteliğinde ise maddesel varlığa sahip olmayan birim adı verilir.
Sürekli ya da ani birim:
Sürekli birim: belirli bir zaman aralığı içinde her hangi bir alanda gözlene bilen istatistiksel birimler sürekli birimler adı verilir. Örneğin: insan bina ticaret vs.
Maddesel varlığa sahip birimler sürekli birimlerdir.
Ani birim: zaman içinde dağılmış olarak ortaya çıkmış birimlerdir. Boşanma trafik kazası gibi bir olay ya da fiil biçiminde ortaya çıkan birimler oldukça kısa ömürlüdürler. Ani birimler maddesel varlığa sahip olmayan birimlerdir.
Doğal birim: nitelikleri açısından bir bütün oluşturan parçalanmaları ya da birleştirilmeleri hallerinde niteliklerini kaybeden birimlere doğal birim denir.
Örneğin otomobil parçalandığında otomobil olma özelliğini kaybeder ve her parçasından daha küçük bir oto olmaz.
Doğal olmayan birimler: nitelikleri açısından bir bütün olma özelliği göstermeyen birimlere doğal olmayan birim denir. Bu tür birimler birleştirildikleri veya parçalandıkları halde özelliklerini kaybetmeyen şeylerdir. Örn. bir arsa parçalarsan arsa özelliğini kaybetmez küçük bir arsa olur.
Gerçek ya da varsayımsal birimler: gerçekte var olan birimlere gerçek birim denir. Bir birim gerçek birim ola bilmesi için mutlaka maddesel varlığa sahip olması gerekmez. Örneğin ev arsa insan bi***let doğum ölüm vs.
Varsayımsal birimler: on öğrenci arasında üçer öğrenciden oluşacak her grup da bir birim olarak görülürler. Bu tür birimlere de “varsayımsal birimler adı verilir”.
Değişken (özellik): istatistik birimlerin sahip olduğu özelliklere değişken denir. Değişkenlerin aldıkları değere ise şık denir.
Değişken türleri:
Mekân değişkeni: bir değişken şıkları mekâna göre oluşuyor ise bu tür değişkenler mekân değişkenidir. Örneğin: doğum yeri veya üniversitenin bulunduğu şehir.
Zaman değişkeni: bir değişkenin şıkları zamana göre oluyor ise zaman değişkenidir. Örnek: doğum yılı kuruluş yılı zaman değişkenine örnektir.
Maddesel değişken: insanların medeni durumları işletmelerin birim değişken maliyetler gibi.
İstatistik kütle ( ana kütle): yığın olay niteliğinde ve aynı cins birimlerin oluşturduğu topluluğa istatistik kütlesi veya ana kütle denir. Ancak istatistik kütleden bahis edebilmek için öncelikle kütleyi oluşturan birimlerin aynı genel nedenlerin etkisinde olması gerekir. Örneğin belli bir bölgedeki evler, bir yıl süresince belirli bir yerleşim merkezinde gözlemlenen doğumlar ölümler trafik kazaları istatistik kütleler için örnekler oluşturur.
Kütle türleri
Gerçek kütleler: gerçek birimlerin oluşturdukları kütlelere gerçek kütle denir. Örnek bir yıldaki trafik kazaları gerçek kütledir.
Varsayımsal kütle: henüz olmamış ancak oluşturulması mümkün olan kütleler varsayımsal kütledir. 10 kişilik bir öğrenci grubundan 3 öğrencinin seçilmesi varsayımsal bir kütledir.
Sonlu kütle: bir kütledeki birimler sayılı bilirse sonlu belirli kütledir. Örnek: bir ilde yaşayan insan sayısı bir sonlu kütledir.
Sonsuz kütle: bir kütledeki birimler sayılamıyor ise sonsuz kütledir. Örnek: bir ildeki kuşlar sayısı.
Sürekli kütle: parçalandıkları ya da birleştikleri zaman niteliklerini kaybetmediklerinden doğal olmayan birimler den oluşan kütleler sürekli kütlelerdir.
Süreksiz kütleler: parçalandıkları ya da birleştirdikleri zaman niteliklerini kaybettikleri zaman özelliğini kaybedenler ise süreksiz kütledir.
Veri derleme: belirli bir amaç doğrultusunda gözlemlenecek birimlerin ölçülmesi ya da sayılması sonrada bunların ilgilenilen değişkenlere göre hangi şıklara sahip olduğunun belirlenmesi ve kayıt edilmesi işlemidir.
Birim seçimi: belirlenen amaç ya da amaçlar doğrultusunda ilgilenilen yığın olayların tanımlanmasına birim seçme denir.
Veri derleme türleri:
Ani veri derleme: eğer gözlemlenecek kütledeki birimler sürekli değerde ise istenilen anda gözlemlene biliyor ise bu tür birimlere gözlenmesi ve kaydedilmesi işlemine “ani veri derleme” denir. Nüfus sayımları ve iş sayımları.
Sürekli veri derleme: belirli bir zaman aralığında gözlenmeleri ve kayıt edilmeleri gerekir. Bu tür işlemlere sürekli veri derleme denir. Örnek: belirli bir bölgede ve zaman aralığında evlenmeler boşanmalar trafik kazaları.
Genel veri derleme: hakkında veri derlenmek istenen kütlenin tamamının gözlenmelerine genel veri derleme denir.
Kısmi veri derleme: hakkında veri derlenmek istenen kütleyi oluşturan birimler arasında belirlenen amaçlar doğrultusunda yalnızca bir kısmın seçilip gözlenmesine kısmi veri derleme denir.
Not: kısmi veri derleme genel veri derlemenin pahalı oluşu zaman alışı gözlem birimlerin fiziksel zarar görmesi gibi nedenler ile yapılmak istenmektedir. Kısmi veri derleme iki kısıma ayrılır:
Rassal örneklem: ana kütledeki birimlerin hepsine örneklem gire bilmek için eşit şans verilir ise oluşturulan örneklemlere rassal örneklem denir.
İradi örneklem: bir örneklem oluşturulurken kütledeki tüm birimlere eşit şans verilmez ise iradi örneklem adı verilir.
Örneklem: ana kütleden uygun tekniklerle seçilen birimlerin oluşturduğu alt topluluğa örneklem adı verilir.
Ünit two
İstatistik seriler
İstatistik serisi: derleme sonucunda elde edilen veriler bir veri yığını oluşturur. Verilerin büyüklüklerine göre sıralanması sonucu elde edilen rakamlar dizisine istatistik serisi adı verilir.
Geniş anlamda istatistik serileri: gözlem değerlerinin büyüklüklerine göre sıralanması ile oluşur.
Seri türleri:
Zaman serileri: gözlem sonuçları yıl ay hafta gibi zaman değişkenin sıklarına göre sıralanmasına zaman serisi adı verilir. Örnek: günün saatlerine göre trafik kazaları.
Mekân serileri: eğer gözlem sonuçları ülke bölge şehir ya da köy gibi bir mekân değişkenin şıklara göre sıralanmasına mekân serisi denir.
Dağılma serileri: gözlem sonuçların maddesel bir değişken şıklarına göre sıralanması ile oluşan serilere dağılma serileri denir.
Liste: eğer derlenen veriler ilgilenilen konunu dışında başka bir yönde örneğin gözlem sırasına göre sıralanmış ise bu sıralanmaya “liste” adı verilir.
Basit seri: liste belirlenen amaçlar doğrultusunda düzenlenirse başka bir anlatımla bir frekans dağılımı oluşturulur ise istenilen sonuçlara daha kısa sürede oluşulması ile elde edilen istatistik serisine “basit seri” denir.
Frekans serisi: verilerin daha kolay kavranması açısından gözlem değerlerinin yanına gözlem değerinin kaç kez tekrarlandığı kaydedilerek oluşturulan seriye “frekans seri” denir. Tekrarlara ise frekans denir.
Sınıflandırılmış( gruplandırılmış seriler) seriler: deney ya da gözlem sayıları çok iken deney ya da gözlem sonuçlarının belirli aralıklar ( sınıflar) içinde kalan şıklara göre düzenlenmesiyle oluşturulan istatistik serisine sınıflandırılmış seri denir.
Sınıf aralığı: bir sınıfın alt ve üst sınırları arasında ki farklara sınıf aralığı denir.
Açık sınıflar: başlangıç ve bitiş sınırları belirtilmeyen bu tür sınıflar açık sınıf denir.
Birikimli seri: her sınıfın frekansına bir önceki sınıfın frekansı eklenerek oluşturulan serilere birikimli seri denir. Bu tür oluşturula frekanslara da birimli frekans denir.
Birleşik seriler: birimlerin birden fazla değişkene göre dağılımlarının bir arada gösteren serilere birleşik seri denir. Birleşik serilerin grafiklerine serpilme diyagramı denir.
Sınıflandırılmış serilerin grafikte gösterilmesi:
Sınıflandırılmış seriler “histogram ya da frekans” poligonu adı verilir.
Histogram: alanı ile ilgili sınıfın frekansına ve tabanı da ilgili sınıfın aralığına eşit birbirine bitişik dikdörtgen lerden oluşan bir gösterimdir.
Frekans poligonumu: frekans poligonumu histogramın tepe orta noktaların birleştirilmesiyle elde edilen sınıflandırılmış serilere ilişkin grafik türüdür.
Ünit tree
Merkezi eğilim ve değişkenlik ölçüleri(ortalamalar)
Duyarlı ortalama: serilerdeki tüm gözlem değerlerinden etkilenen ortalamalardır.
Aritmetik ortalama: aritmetik ortalama bir seriyi oluşturulan gözlem değerleri toplamlarının gözlem sayısına oranı olarak tanımlanır.
Örnek: 3.5.7.9 sayılarının aritmetik ortalamasını bulalım.
X=3+5+7+9=24/4=6 bulunur.
Not: gözlem değerlerinin aritmetik ortalamadan cebirsel sapmalarının toplamı sıfırdır.
Tartılı aritmetik ortalama:
Gözlem değerleri arasında ki önem derecelerine göre farklar ortalama hesaplanırken göz önüne alınmak istenir ise tartılı ortalama denir.
Geometrik ortalama: seriyi oluşturan gözlem değerlerinin çarpımının gözlem değeri eşit mertebeden kökü alınarak tanımlanır.
Kareli ortalama: seriyi oluşturan gözlem değerlerinin kareli toplamlarının gözlem sayısına oranın karekökü alınarak hesaplanır.
Duyarlı olmayan ortalamalar:
Medyan: bir serinin medyanı ilgili seriyi tam eşit iki kısma bölen gözlem değeridir. Seriler küçükten büyüğe sıralanır.
Not: süreksiz serilerde medyanın hangi sıradaki gözlem değeri olduğu n serideki gözlem sayısını göstermek üzere (n+1)/2 ile bulunur. Örnek: 150 adet gözlemden oluşan bir seride medyan; 150+1/2=75,5 bulunur.
Mod:
Bir seride en çok tekrarlanan değere mod adı verilir.
Örnek: 2 5 3 2 4 2 6 2 serisinin modunu bulalım?
Önce seriyi sıralayalım
2 2 2 3 4 5 6 seride en çok tekrarlanan değer iki olduğundan mod=2 dir.
Değişkenlik ölçütleri: bir seriyi oluştururken gözlem değerlerinin değer itibari ile birbirlerinden ya da ortalamalardan uzaklıkları esas alınarak oluşturulan ölçütlere değişkenli ölçüt denir.
Değişim aralığı: bir serideki en küçük değer ile en büyük değer arasındaki farktır.
D.A=X max-Xmin ile ifade edilir.
Örnek:
X
12
14
16
18
20 serinin değişim aralığı? D.A=20–12=8 dir.
Standart sapma: bir seriyi oluşturan gözlem değerlerinin aritmetik ortalamasında farklarının kareleri ortalamaları olarak tanımlanır. Sigma ile gösterilir.

Açıköğretim 2.sınıf iktisat ders notları / Kamu Maliyesi,1,2.3.4.5.ünite özet anlatım,Çalışma Soruları

ÜNİTE 1
GENEL EKONOMİ İÇİNDE KAMU KESİMİNİN GELİŞİMİ

*genel ekonomi içinde kamu kesiminin payının artmasını sağlayan en önemli etken Keynesyen iktisadi ve mali düşüncenin ortaya çıkmasıdır.
*katma bütçeli kuruluşlar ayrı bir tüzel kişiliğe ve özel gelirlere sahiptir.örn üniv. Karayolları, DSİ gibi
*musgrave göre kamu kesiminin yeni fonksiyonları ekonomik istikrarı sağlamak,kaynak dağılımında etkinliği sağlamak , gelirin yeniden dağılımı
*Döner sermayeli işletmeler ticari, sınai, kültürel, tarımsal ve mesleki nitelikteki bazı hizmetleri sunarlar.
*Sosyal güvenlik kuruluşları emekli sandığı, bağkur ve ssk
*Döner sermayeli işletmelerin yasal dayanağı muhasebe-i umumiye kanunu ile oluşturulmuştur.
*Klasik maliyecilere göre ekonomideki aksaklıklar geçicidir ve kendiliğinden dengeye gelir.Tarafsız maliye denk bütçe, sınırlı borçlanma ve düşük oranlı vergileri önermişlerdir.
*1990 sonrasındaki büyük bütçe açıklarının en önemli sebebi borç faizi ödemeleridir.
*Genel ve katma bütçenin birleştirilmesi ve bundan hazine yardımlarının çıkarılması yoluyla konsolide bütçeye ulaşılır.
*Türkiye’de mahalli idarelerin gelir ve harcamalarının konsolide bütçeye oranı % 7 düzeyindeyken 1985 yılında %12 ‘ye yükselmesinin sebebi emlak vergisinin belediyelere verilmesidir.
*Türkiye de kamu kesiminin unsurları konsolide bütçe , KİT’ler, mahalli idareler, sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar ve döner sermayeler
*Türkiye de mahalli idareler belediyeler, il özel idareleri,köylerdir.
*devletin KİT’ler yoluyla sahip olduğu olanaklar
emek piyasasında ücretleri düzenleyebilmesi
mal ve hizmet piyasasında hizmetleri düzenleye bilmesi
elde ettiği kazançla sos. Devlet politikalarını daha iyi uygular.
*kamu kesiminin boyutlarını ortaya koyabilmek için bu kesimin gelir ve harcamalarını GSMH oranlamak gerekir.
*Döner sermaye işletmelerinin sayısı 1998 yılında 2835 tir.
*Günümüzde uygulamada olan fonlar
Tanıtma fonu, özelleştirme fonu,tasarruf mevduatı sigorta fonu,sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonu,savunma sanayi destekleme fonu
*Bir ülkede dolaysız vergilerin ağırlıkta olması gelişmişlik düzeyini gösterir.
*Son yıllarda vergi gelirlerinin %55 dolaylı,%45 dolaysız vergilerden oluşmaktadır.
*Döner sermayeli işletmelerin amaçları
Devlete ek gelir sağlaması
Toplam talep ihtiyacının bir kısmını karşılaması
Boş kapasitenin kullanılması
Temel kamu hizmetlerinin yanı sıra ticari ve sınai bazı hizmetlerinde sunulabilmesi
*KİT’ler devletin ekonomik alanda mal ve hizmet üreten kuruluşlarının genel adıdır.
*Keynesyen yaklaşıma göre tam istihdamı ve ekonomik istikrarı sağlamak için devletin devletin ekonomiye müdahalesi gerekir.
*Konsolide bütçe harcamaları
idari fonksiyonel ayrıma göre:genel hizmetler sosyal hizmetler,savunma, adalet,emniyet,tarım-orman-köy ve su işleri,bayındırlık, ulaştırma,karayolları,madencilik eğitim,sağlık, kültürel turizm ile borç faizlerinden oluşur.
Ekonomik ayrıma göre:cari, yatırım ve transfer harcamaları.
*merkantlizm:zenginliğin ölçüsü toplumun sahip olduğu altın ve gümüşlerdir.
*fizyokrasi:zenginliğin kaynağı toprak ve tarım sektörüdür.
*klasik liberal görüş:’’bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler’’kavramıyla ifade edilebilir.savunma, adalet ve yürütme işlerinin dışında ekonomiye müdahale edilmemelidir.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR
Merkantilistler ve Fiyokratlar’a göre zenginliğin kaynağı
Klasik ve Keynesyen görüşlerin temel ilkeleri
Konsolide bütçe harcamalarının ayırımı
Konsolide bütçe, fonlar veya döner sermayeli kuruluşların tanımları

ÇALIŞMA SORULARI
1. Fizyokratlar’a göre toplumların zenginlik kaynağın ölçüsü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Altın ve gümüş B) Nüfus C) Toprak D) Yeraltı kaynakları E) Sermaye birikimi

2. Aşağıdakilerden hangisi Klasik iktisatçıların görüşlerinden biri değildir?
A) Görünmez el B) Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler C) Devletin sadece yasa ve hukuk düzenini devam ettirmesi
D) Maliye politikası E) Denk bütçe

3. Aşağıdakilerden hangisi Keynesyen iktisatçıların görüşlerinden biridir?
A) Görünmez el B) Devlet müdahalesi C) Devletin sadece yasa ve hukuk düzenini devam ettirmesi D) Para politikası E) Denk bütçe

4. Genel ve katma bütçenin birleştirilmesi ve bundan hazine yardımları ile devlet katkısının düşülmesi yoluyla bulunan bütçe aşağıdakilerden hangisidir?
A) Devlet bütçesi B) Döner sermaye C) Genel bütçe D) Katma bütçe E) Konsolide bütçe

5. Aşağıdakilerden hangisi kamu kesimi içerisinde yer almaz?
A) Kamu iktisadi teşebbüsleri B) Mahalli idareler C) Özel kuruluşlar D) Sosyal güvenlik kuruluşları E) Döner sermayeler

6. Aşağıdakilerden hangisi konsolide bütçe harcamalarının idari-fonksiyonel ayırımında bulunmaz?
A) Transfer harcamaları B) Genel hizmetler C) Bayındırlık hizmetleri D) Sosyal hizmetler E) Borç faizleri

7. Genel ve katma bütçeli kuruluşların kamu hizmetlerini yerine getirirken aynı zamanda ticari, sınai, kültürel, tarımsal veya mesleki nitelikteki çeşitli hizmetleri yapabilmeleri amacıyla, bu kuruluşların bünyelerinde kurulan ve özel işletme niteliğindeki işletmeler aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kamu iktisadi teşebbüsleri B) Döner sermayeler C) Fonlar D) Mahalli idareler E) Sosyal güvenlik kuruluşları

8. Aşağıdakilerden hangisi günümüzde de faaliyetine devam eden fonlardan biri değildir?
A) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu B) Savunma Sanayini Destekleme Fonu C) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
D) Özelleştirme Fonu E) Toplu Konut Fonu

9. Belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ayrılmış bulunan ve gerektiği zaman kullanılmak üzere belli bir hesapta toplanan ve harcanabilen paralara ne ad verilir?
A) Fon B) Sermaye C) Bütçe D) Tasarruf E) Ödenek

10. Kişileri iradeleri dışında uğradıkları fiziki ve iktisadi tehlikelerin zararlarından kurtarmak ya da bu tehlikelerin zararlarını azaltmak, kişiye bu zararların karşılığında insanlık onuruna yaraşır asgari bir yaşam düzeyi sağlamak amacıyla sosyal devlet ilkeleri gereği kurulmuş kamu kuruluşları aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kamu iktisadi teşebbüsleri B) Döner sermayeler C) Fonlar D) Sosyal güvenlik kuruluşları E) Mahalli idareler

CEVAP ANAHTARI
1.C/ 2.D/3. B/ 4. E/ 5. C/ 6. A/ 7. B/ 8. E/ 9. A/ 10. D

ÜNİTE 2
KAMU MALİYESİNİN GÖREVLERİ
*piyasa başarısızlığının nedenleri; ortak mallar, kamusal mallar, yarı kamusal mallar, dışsallıklar, ölçeğe göre artan getirili ekonomiler ile risk ve belirsizlik sorunudur.
*ortak malların kullanımında bireysel ve toplumsal çıkarların çatışmasına ortaklar trajedisi denir.ortak mallar sınırsız kullanıldığı için aşırı tüketilmesi nedeniyle zarar görür.
*piyasa başarısızlığı piyasaların etkin çalışmamasını veya bir şekilde ters çalışmasını ifade eder.
*faydasından tüm bireylerlin kısıtlanmak sızın sınırsız olarak yararlandığı tek bir kişinin kendi hakkını satma olanağına sahip olamadığı mallara denir.örn hava , deniz
*bir birey yada firmanın yaptığı ekonomik faaliyetten diğer bir birey yada firma fayda veya zarar görmesine dışsallık denir.
*kaynak tahsisinde devlet müdahalesi sebepleri
dışsallıklar, kamusal ve yarı kamusal mallar, ortak mallar, risk ve belirsizlikler,ölçeğe göre artan ekonomiler
*gelecek fiyatlarının belirsizliği gelecek piyasasının oluşmasına engeller.
*ölçeğe göre artan getirili ekonomilerde fiyat, marjinal maliyete eşit olmalıdır.
*piyasa başarısızlıklarında devlete yüklenen görevler
kaynak tahsisi ekonomik istikrar gelir dağılımı düzenleyici görevler
*bedavacılık sorunu kamusal mallarda gönüllü fiyatlar oluşamayacağı için kamu malının finansmanı zorlama (vergi) unsuru taşır.bu soruna bedavacılık sorunu denir.
*gelecek piyasasının oluşamamasının nedeniyle devlet özellikle işsizlik sigortası, sosyal güvenlik, sağlık sigortası gibi alanlarda faaliyetlerde bulunmaktadır.
*devlet adil gelir dağılımını sağlamak amacıyla zorunlu vergileme, vergilemede artan oranlılık, bazı kamusal mal ve hizmetler, sübvasiyonlar
*devlet para ve maliye politikası araçlarını kullanarak ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla ekonomiye müdahale eder.
*enflasyonla mücadele, gelir dağılımının bozulmasına yol açmaktadır.bu sebeple devlete yüklenen görevlerden gelir dağılımı ve ekonomik istikrar birbiriyle çatışır.
*ekonomik istikrar kavramı ile enflasyon ve deflasyonun önlenmesi (yani fiyat istikrarı) işsizliğin önlenmesi (yani tam istihdam) büyüme ve kalkınmanın sağlanması cari işlemler dengesi kastedilir.
*monopolcü kar maksimizasyonunun amacı az üretip yüksek fiyata satmaktır.

SINAVA YÖNELİK
Devletin piyasaya ekonomik amaçlarla müdahale etme nedenleri
Yarı kamusal mallar ve özellikleri
Dışsallık ve piyasa başarısızlığı
Konularına dikkat edilmelidir.



KAMU MALİYESİ
ÜNİTE 3
KAMUSAL MALLAR VE DIŞSALLIKLAR

Kamusal malların üretimi için en uygun düzey Kısmi denge ve genel denge analizi yardımlarıyla bulunabilir.
KISMİ DENGE ANALİZİ:tek bir malın arz ve talep düzeyi yardımıyla denge üretim ve denge fiyat düzeyinin belirlenmesidir.
Özel mallarda piyasa talebi, tüketicilerin toplam talebinden oluşur.piyasada A ve B gibi iki tüketici varsa toplam talep Da+Db=Dt olacaktır.
Kamu mallarının üretiminde etkinliğin sağlanması bireylerin kamu mallarından elde ettiklerin marjinal faydaların toplamının, kamu mallarının üretiminin marjinal maliyetine eşit olduğu düzeyde gerçekleşir.bu durum samuelson koşulu olarak adlandırılır.Mali rant,bireylerin ödemelerinin faydasının yararlandığı hizmetlerin faydasından az olmasıdır.Mali sömürücü ise, bireylerin ödemelerinin değerin aldığı hizmetlerin faydasından fazla olmasıdır.
Genel denge analizi:genel denge analizi bir ekonomide hem kamu hem de özel malların birlikte etkinliğin sağlanması koşullarının incelenmesidir.kısmi analizde olduğu gibi genel denge analizinde de kamu malını üretenin marjinal maliyeti, kişilerin kamu malından elde ettikleri faydaların toplamına eşittir.
Dışsallıklar:bir bireyin ya da firmanın ekonomik faaliyeti sonucu diğer bireylerin ya da firmaların etkilenip, kar yada zarar görmeleridir.faaliyet türlerine göre dışsallıklar
Üreticiden üreticiye
Üreticiden tüketiciye
Tüketiciden tüketiciye
Tüketiciden üreticiye dışsallılar olarak 4 grupta toplanabilir.


KAMU MALİYESİ
ÜNİTE 4
SİYASİ KARAR ALMA MEKANİZMALRI
Kamu idaresinin kamu mallarının üretim düzeylerini belirlerken karar alma süresinde gösterdiği davranışların tümüne kamusal tercih teorisi denir.
Bireylerin tercihlerini kamuya anlattığı mekanizmaya oylama mekanizması denir.3 aşama olarak sırayla
1-bireylerin tercihleri – oylama
2-siyasi karar alma
3-bürokratik işlem aşaması
çoğunluk kuralının bir sonuca ulaşmadığı duruma oylama paradoksu denir.seçim gündemi değiştikçe farklı sonuçlara ulaşılır.
Bürokratın faysa fonksiyonunu
Ücreti, terfi koşulları, emrinde çalışan kişi sayısı ve onların ücretleri bürokrata sağladığı ün, iktidar ve patronaj gücü etkiler.
Temsili demokrasilerde ilgili çalışmayı ilk anther downs yapmıştır.
Bürokrasi devletin vermiş olduğu hizmetlerin üretmekle sorumlu olan bürokratların toplamıdır.
Çoğunluk oylama modeline medyan seçme modelide denir.
Elde edilecek fayda veya çıkarın büyüklüğü artıkça baskı grubunun başarıya ulaşma şansıda artar.
Üye sayısı artıkça bedavacılık sorunu ortaya çıkacağından baskı gruplarının faaliyetlerinde başarı şansı düşer.
Kamusal tercihlerde 1 bire = 1 oy
Özel tercihlerde 1 TL = 1 oy kuralı vardır
Oylama bireylerin tercihlerini siyasi karar alma mekanizmalarına iletme yoludur.
Niksanen’e göre devlet küçülmelidir.çünkü bürokrasi, çıktılarının artmasına ve bütçenin büyümesine sebep olur.
Özel sektörün tek amacı kar maksimizasyonudur.
Dışsal maliyet gelirin yeniden hem de kolletif anlaşmadan doğan kazançların azalması sonucu ortaya çıkan maliyetleri kapsar.
Max weber:ileri sürdüğü bürokrasi modelinde bürokratları soru soran bağımsız hareket edebilen tipler değildir.onlar için esas olan yasa ve kuralardır.max weber bu bürokrat tipini rasyonel bürokratlar olarak adlandırmıştır.
Breton-niskanen analizleri:Niskanen e göre bürokratlar bireyler gibi fayda maksimzasyonu amaçlarlar.
Ücret, terfi, astların sayısı ve gelirleri, patronaj hakları, ünvanı, bürokratın iş yaparken gözeteceği amaçlardır.



KAMU MALİYESİ
ÜNİTE 5
KAMU HARCAMALARI VE SINIFLANDIRILMASI

*1950 ye kadar kamu gelirleri,1950 den sonra kamu harcamaları önem kazanmıştır.
*kamu harcamalarının artmasının nedenleri
gelir artışı
nüfus artışı
savaşlara ve bunlara bağlı olarak en önemlisi ise devlet görevinin artmasıdır.
*kamu harcamaları:merkezi devlet örgütü ve yerel yönetimlerin harcamalarıdır.bunların yanında KİT ler, sosyal güvenlik kuruluşlarının harcamaları ile vergi harcamaları (muafiyet ve istisna)dır.
KAMU HARCAMALARININ SINIFLANDIRILMASI
1.analitik sınıflandırma:1995 yılında kamu mali yönetim projesi kapsamında yapılan sınıflandırmadır.
Aynı kuruma tahsis edilen kaynakların aynı kuruluşta yer alması benimsenmiştir.
2.idari (kurumsal)sınıflandırma:bu sınıflandırma devletin örgüt yapısına göre belirlenip, harcamayı yapan yönetim birimlerini esas alır.
3.işlevsel (fonksiyonel) sınıflandırma:
4.Ekonomik sınıflandırma
*işlevsel sınıflandırmadaki
genel hizmetleri yürüten kuruluşlar:TBMM, cumhurbaşkanlığı, anayasa mahkemesi , başbakanlık, dışişleri bakanlığı
ekonomik hizmetleri:ulaştırma, enerji ve tabi kaynaklar bakanlığı, devlet su işleri, tekel
sosyal hizmetleriağlık ve sos. Çalışma bakanlığı ve sos. Güvenlik ve milli eğitim bakanlığı, diyanet işleri, üniversiteler
*fonksiyonel sınıflandırmaya göre devlet faaliyetleri:
genel hizmetleravunma hizmetleri, kamu düzeni ve güvenlik hizmetleri, ekonomik işler ve hizmetler, çevre koruma hizmetleri, iskan ve toplum refah hizmetleri, sağlık hizmetleri, dinlenme kültür ve din hizmetleri, eğitim hizmetleri, sosyal güvenlik hizmetleri
*ekonomik sınıflandırmada kamu harcamaları ayrımı
gerçek harcamalar (yatırım ve cari harcamalar)
transfer harcamaları olarak ayrılır
*devletin büyüklüğünün ölçülmesi kamu harcamaları / GSMH ile bulunur.colin clark’ a göre bu oran %25’i aşmamalıdır.çünkü bu durumda vergiler artar ve işçilerin çalışma isteği düşeceğinden milli gelirde düşer.
*kalkınma carileri eğitim ve sağlık harcamalarıdır.
*kamu harcamaları 1950’lerden sonra önem kazanmıştır.
*devletin ekonomi içinde büyüklüğünü bulmak için kamu harcamaları/ GSMH
*kamu harcamalarının üst sınırı milli gelirin kendisidir